Tozkoparan’da 6/A Maddesi Tartışması
Kentsel dönüşümde 6/A maddesi, vatandaşın kendi taşınmazının kaderini belirleme hakkını Bakanlık lehine sınırlayan ve tapuların Hazine adına tescilini öngören tartışmalı bir düzenlemedir. Halk TV’de Can Coşkun’un sunduğu Haber Masası programında, büromuzun kurucu ortağı Av. Serkan Çakmaklı; 6306 sayılı Kanun’a 2019’da eklenen 6/A maddesini, Tozkoparan uygulamasını ve bunun Türkiye geneline emsal oluşturma riskini değerlendirdi.
Konunun detaylarını aşağıdaki videodan izleyebilir, tüm konuşmanın metnini ise videonun altındaki transkriptten okuyabilirsiniz.
6/A Maddesi Nedir Ve Vatandaşın Tapusunda Hak Kaybı Yaratır Mı?
6/A maddesi, 6306 sayılı Kanun’a 2019 yılının Temmuz ayında eklenen ve belirli alanlarda dönüşüm kararlarını maliklerin iradesinden bağımsız olarak Bakanlık yetkisine bırakan bir düzenlemedir. Bu kapsamda taşınmazların tapuları vatandaşın onayı aranmaksızın Hazine adına tescil edildiğinden, uygulamada ciddi mülkiyet hakkı tartışmaları doğurmaktadır.
Can Coşkun: Vatandaşın kendi tapusu var. Vatandaşın tapusunda bir hak kaybı ortaya çıkıyor mu böylesi bir gündemde? Tozkoparan davasıyla yakından ilgilenen hukukçulardan biri, Serkan Çakmaklı bizlerle birlikte. Sayın Çakmaklı merhaba, hoş geldiniz yayınımıza.
Av. Serkan Çakmaklı: Hoş bulduk Can Bey, iyi yayınlar diliyorum.
Can Coşkun: Önce merak ettiğim şey, 6/A maddesi. Az önce tarif ettiğim, iddialara konu şeyler gerçek midir? Bu 6/A maddesi vatandaşın karşısına nasıl getiriliyor?
Av. Serkan Çakmaklı: Maalesef söyledikleriniz uygulamada da karşımıza acı şekilde çıkıyor. Çok kısaca bahsetmek gerekirse 6/A maddesi, kentsel dönüşüm kanunu olarak adlandırdığımız 6306 sayılı Kanun’a 2019 yılının Temmuz ayında eklenen bir madde. Pek çoğumuzun bildiği gibi riskli yapılarda, riskli alanlarda kanun kapsamında dönüşümler yapılıyordu ve burada 2/3 çoğunlukla vatandaşlarımızın taşınmazlarının kaderini belirleme hakkı ve yetkisi vardı. Kanunun yürürlüğe girdiği 2012 yılından beri bu şekilde ilerliyordu. Bununla ilgili olarak bile, yani 2/3 çoğunlukla karar alındığı yerlerde bile, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair birçok iddiayla vatandaşlarımız bizlere başvuruyordu.
2019 Temmuz ayında kanuna eklenen 6/A maddesi öyle bir madde ki, artık vatandaş olarak binanızda veya alanda 2/3 çoğunlukla hareket etme şansınız dahi ortadan kalkmış durumda. Çünkü Bakanlık diyor ki: 6/A kapsamına alınan bir yerde yapılacak projeye, vatandaşlara verilecek yeni bağımsız bölümlere, bunların büyüklüğüne, niteliğine, vatandaşın üzerine para ödeyip ödemeyeceğine, ödeyecekse ne kadar ödeyeceğine, bütün bunlara Bakanlık olarak ben karar veririm. Hüküm aynen bu şekilde.
Maalesef hükmün mülkiyet hakkına dokunan bir özelliği daha var. 6/A kapsamına giren bir bölgedeki bütün taşınmazların tapuları, vatandaşın hiçbir onayı, muvafakati olmaksızın Hazine adına tescil ediliyor. Hazine adına tescil edildiği zaman da Bakanlık, vatandaşların hiçbir muvafakatini, vekâletnamesini aramadan burada dilediği gibi işlem yapma yetkisini kullanmış oluyor.
Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte amacını Bakanlık ve yetkililer şöyle açıklamıştı: 2019 Temmuz’dan önce Elazığ depremi olmuştu. İstanbul’da, Kağıthane’de, Kartal’da kendiliğinden çöken, çökme riski olan binalar vardı. Bu tip alanlarda vatandaşın riskli yapı başvurusunu ya da anlaşmasını beklemeden, aciliyeti olan alanları bir an evvel dönüştürmekti hükmün getiriliş amacı. Fakat o dönemde eleştirel olarak söyledik ki: bu hüküm sadece bunlarla sınırlı kalmaz, başka alanlarda da uygulanırsa çok ciddi hak kayıplarına sebep olabilir. Maalesef geldiğimiz noktada Tozkoparan, bu hükmün mülkiyet hakkına en çok dokunan şekilde ve en geniş çapta uygulandığı bir alan olarak karşımıza çıkıyor.
Tozkoparan’da Vatandaşlar Şu An Ne Yaşıyor?
Tozkoparan, 6/A maddesinin en geniş çaplı uygulandığı alanlardan biri olarak vatandaşların önlerine bir sözleşme dahi konmadan belirsizliğe itildiği bir süreç yaşıyor. Bölge, daha önce riskli alan ilan edilmiş, bu karar Danıştay tarafından iptal edilmiş ve sonrasında yeniden gündeme gelmiş bir geçmişe sahip.
Can Coşkun: Gelelim Tozkoparan’a. Tozkoparan kötü bir emsal olup Türkiye’nin her yerinde karşımıza çıkabilir endişesiyle vatandaşlar soru yağmuru gönderdi. Tozkoparanlılar şu aşamada ne yapıyor, neler yaşıyorlar?
Av. Serkan Çakmaklı: Can Bey, aslında Tozkoparan daha evvel, 2013 yılında, hiç 6/A kapsamına alınmadan riskli alan ilan edilmiş bir bölge. Daha sonra riskli alan kararını Danıştay iptal etti. Ardından bir kez daha riskli alan ilan edildi. Fakat bölge riskli alan olarak kalsa bile, burada vatandaşlar kaderlerini kendileri tayin etme hakkına sahip olacaklar. Uygulama yapılan etap veya ada bazında, kendi diledikleri müteahhitle, kendi diledikleri şartlar çerçevesinde, önlerine bir sözleşme konarak 2/3 çoğunlukla ne yapılacağına karar verebilecekler.
Fakat 6/A maddesinde vatandaşların önlerine hiçbir sözleşme dahi konmuyor. Yani vatandaş tamamen bir belirsizliğe itiliyor. Yarın bir gün vatandaşa şu da denilebilir: Biz senin daireni yapacağız, sana teslim edeceğiz; fakat örnek veriyorum, 300.000-400.000 TL gibi paralar vatandaştan talep edilebilir. Dolayısıyla ucu son derece açık. Tozkoparan’da geldiğimiz nokta tamamıyla bu durumda.
Türkiye’nin birçok yerinde şu an 6/A maddesi uygulanmaya başlandı. Fikirtepe 6/A kapsamına alındı, Kütahya’nın Pazarlar ilçesinde uygulanıyor, Gaziantep’te uygulanıyor. Bunlar benim bildiklerim, doğrudan müdahil olduğum süreçler. Bakanlık, uzun zamandır kangren hâline gelmiş, 2/3 çoğunluğu bir şekilde sağlayamadığı veya dönüşümü sağlayamadığı yeri 6/A maddesi kapsamına alarak, vatandaşın muvafakatini, onayını, icazetini almadan bir süreç yürütme yoluna gitmiş gibi görünüyor maalesef.
6/A Maddesinde Herkesin Kazanabileceği Bir Çözüm Mümkün Mü?
Tozkoparan’daki tartışmanın çözümü, uygulamacıların ifadesiyle son derece basittir: vatandaşa yazılı ve iki taraflı bir sözleşme sunulması. Vatandaşların temel talebi kentsel dönüşüme karşı çıkmak değil, kendilerine ne verileceğini ve kendilerinden ne isteneceğini önceden bilmektir.
Can Coşkun: Bu işin daha sulh içinde bir çözümü, herkesin kazanabileceği bir formülü yok mudur?
Av. Serkan Çakmaklı: Var Can Bey, o kadar kolay ki. Tozkoparan’da ilk günden itibaren vatandaşlar dediler ki: asla ve asla kentsel dönüşüme karşı değiliz. Bizler de yaklaşmakta olan İstanbul depreminin bilincindeyiz. En kısa sürede en güvenli yeni konutlarımıza kavuşalım, güven içinde yaşayalım isteriz. Fakat vatandaşlar dediler ki: Bakanlık ya da bu işi yürüten belediye önümüze bir sözleşme koysun.
Bir sözleşme dahi olmadan, “Evinizi terk edin, gidin. Ne yapılacağını, bittiği zaman sizi çağırırız. Taşınmazınızı teslim alırsanız alırsınız, almazsanız biz size güncellenmiş bedelini öderiz ve buradaki hak sahipliğinizi sona erdiririz” deniyor. Şöyle bir tehlike de doğuyor, özellikle Tozkoparan’da bunun yaşanması çok muhtemel: müteahhit vatandaşlara sadece kat karşılığı sistemle yeni evlerini yapıp teslim etmiyor; bunun dışında vatandaşlardan şimdilik telaffuz edilen 180.000 ila 220.000 TL arasında bir bedel talep edileceği belirtiliyor. Fakat önümüzde yazılı, iki taraflı bir sözleşme olmadığı için bunu da tam bilemiyoruz.
Bu varsayımda sizi temin ederim ki Tozkoparan halkının en az yarısı bu bedelleri ödeyemeyecek durumda. Binaları bitip insanlardan bu paralar talep edildiğinde, insanlar ödeyemeyince evlerini satmak zorunda kalacaklar. Peki ne olacak? Bir yerinde dönüşüm olmayacak ve kentsel dönüşüm asıl amacına kavuşmayacak. Bir kez daha diyorum: ne benim hukukçu olarak, ne müvekkillerimin, ne de Tozkoparan halkının kentsel dönüşüme karşıtlığı söz konusudur. Vatandaşlar sadece kendilerine ne verileceğini, kendilerinden ne istendiğini bilmek ve bunun bir sözleşme ile kayıt altına alınmasını istemektedir.
6/A maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar, riskli alan ilanı, Hazine tescili ve idari işlemlere karşı açılacak davalarla iç içe geçtiğinden, sürecin en başından doğru kurgulanması gerekiyor. Bu tür uyuşmazlıkların teknik boyutunu ve büromuzun uygulama yaklaşımını kentsel dönüşüm hukuku çalışma alanı sayfamızda daha ayrıntılı bulabilirsiniz. Özellikle mülkiyet hakkına doğrudan dokunan idari işlemlerde, dava sürelerinin kaçırılmaması ve doğru hukuki zeminin kurulması belirleyici oluyor.
Can Coşkun: Sayın Çakmaklı, çok teşekkür ediyorum. Vatandaşların birçok sorusuna yanıt oldu. Danıştay önünde Tozkoparanlılar; takibini de gerçekleştiriyoruz. Çok teşekkür ediyorum tekrardan.
Av. Serkan Çakmaklı: Ben teşekkür ederim, iyi yayınlar diliyorum.






