Kentsel Dönüşüm Hukuku
Kentsel Dönüşüm Hukuku
Kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2012 yılında yürürlüğe girmesi ile başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de özellikle riskli yapıların yıktırılarak yenilenmesi büyük hız kazandı. 6306 sayılı kanun içerdiği kendine özgü hükümlerle gerek maliklerin karar alması noktasında gerekse Yüklenicilere ve maliklere sağlamış olduğu finansal avantajlar nedeniyle kentsel dönüşüm projelerinin hızlanmasında son derece önemli rol oynamaktadır. Kentsel dönüşüm süreçlerinde taşınmazların yeniden değerlendirilmesi hususunda hem maliklerin hem de Yüklenicilerin hak ve yükümlülüklerinin imzalanacak sözleşmeler ile belirlenmesi, maliklerin en az salt çoğunluğu ile karar alınması, anlaşmaya katılmayan maliklerin paylarının satış işlemleri ve kanun kapsamında sağlanan finansal desteklerden yararlanılması noktasında bütün süreç boyunca hukuki destek alınması oldukça önemlidir.
6306 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi sonrasında hem kanunda hem de uygulama yönetmeliğinde sık sık değişiklik yapılması, kurumların görüşlerine ihtiyaç duyulması, tapu müdürlüklerinin, belediyelerin, noterlerin farklı uygulamaları gibi sebeplerle Kentsel Dönüşüm sürecinde sahada edinilen tecrübeler büyük öneme sahiptir.
Bu hususta özellikle dönüşüme tabi tutulan taşınmazların kaydında yer alan haciz, ipotek gibi takyidatların, sınırlı ayni hakların, açılan davalar nedeniyle mahkemeler tarafından verilen tedbir kararlarının, vasiyetname ve kısıtlılık gibi durumların kentsel dönüşüm sürecine etkilerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Tüm bu hususlar, malikler ile Yüklenici arasında imzalanacak olan arsa payı karşılığı inşaat, hasılat paylaşımı ve eser sözleşmesi gibi sözleşmelerin düzenlenmesi aşamasında belirleyici olacaktır.
Yine yarısı bizden kampanyası, yeniden inşa ve güçlendirme için kredi desteği, Dünya Bankası ile imzalanan protokoller kapsamında sağlanan krediler gibi finansal desteklerden yararlanılması için yapılacak başvurular ve bu hususların sözleşmeler ile düzenlenmesi konuları da kentsel dönüşüm sürecinde hukuki destek alınması gereken durumlar arasında yer almaktadır.
Hukuk büromuz, Türkiye’de alan bazlı kentsel dönüşüm projelerini ilk yürüten ekiplerden biri olarak; çok sayıda bağımsız bölümü ve hak sahibini kapsayan karmaşık projelerde sözleşme altyapısının kurulması, riskli yapı ve riskli alan süreçlerinin yönetilmesi, çoğunluk kararları, pay satışları, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, uzlaşma protokolleri ve uygulama aşamasındaki uyuşmazlıkların çözümü konularında derin bir tecrübeye sahip olup. süreci yalnızca dava boyutuyla değil; planlama, müzakere ve kriz yönetimi perspektifiyle ele alarak hak sahipleri, yatırımcılar ve yükleniciler arasında sürdürülebilir bir hukuki denge kurmaktadır.
Ayrıca kentsel dönüşüm hukuku alanındaki bilgi birikimimizi akademik ve mesleki platformlara da taşımakta; İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği ve çeşitli özel eğitim kuruluşlarında uzmanlık eğitimleri de vermekteyiz. Uygulamaya yön veren deneyimimiz ve eğitimci kimliğimiz sayesinde, mevzuatın teorik çerçevesini sahadaki gerçeklik ile birleştiriyor; müvekkillerimize yalnızca hukuki temsil değil, stratejik yol haritası sunuyoruz. Amacımız, yüksek ekonomik değer içeren dönüşüm projelerinde belirsizlikleri ortadan kaldırmak, süreci güvenli ve öngörülebilir hale getirmek ve tarafların hak ve menfaatlerini en güçlü şekilde korumaktır.









