Kat Mülkiyeti Hukuku

Kat Mülkiyeti Hukuku

Büyük şehirlere göç ile birlikte dikey yapılaşmanın yaygın hale gelmesi neticesinde doğan mevzuat ihtiyacı sonucu ilk olarak 1965 yılında 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’muz yürürlüğe girmiştir. Yıllar içerisinde ise 1965 yılından kalan bu mevzuat; modern yapılaşmanın getirdiği kalabalık yaşamlar karşısında yetersiz kalmış; Kanun Koyucu bu boşluğu Kat Mülkiyeti Kanunu’nda 2007 yılında 5711 Sayılı Kanun ve 2009 yılında da 5912 Sayılı Kanun ile getirdiği değişiklikler ile doldurmaya çalışmıştır. İlk olarak 2007 yılında kanunlarımıza giren “Toplu Yapı”lara ilişkin hükümlerin, günümüz mimari imkânları ile bir veya birden çok parsel üzerinde yüzlerce hatta binlerce bağımsız bölümün bulunduğu karma ve dev ölçekli projelerde ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmekte uygulamada hâlen ciddi yorum farklılıklarına yol açtığı görülmektedir.

İşte tam da bu noktada uyuşmazlıkların sağlıklı ve kalıcı biçimde çözülebilmesi; Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin yalnızca lafzî değil, sistematik ve amaçsal yorumunu; ayrıca Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’nun temel ilkeleri ile birlikte değerlendirilmesini ve Yargıtay ile Bölge Adliye Mahkemeleri içtihatlarına hâkimiyeti zorunlu kılmaktadır. Özellikle yönetim planının hukuki niteliği ve bağlayıcılığı, genel kurul kararlarının iptali, temsil ve oy nisapları, toplu yapılarda blok–parsel, ada–toplu yapı ilişkisi, ortak alanların kullanım rejimi, ticari alanların konut alanlarına etkisi, aidat ve ortak gider alacaklarının tahsili, gecikme tazminatlarının tahsili, yöneticinin hukuki ve cezai sorumluluğu, hesap verme yükümlülüğü gibi alanlar teknik bilgi kadar uygulama pratiği de gerektiren alanlardır.

Kat Mülkiyeti Hukuku, yalnızca dava takibi değil; kriz yönetimi, müzakere, yönetim planı kurgusu ve önleyici hukuk yaklaşımı gerektirir. Büromuz, bina ve toplu yapı yönetim planlarının hazırlanması ve revizyonundan, genel kurul süreçlerinin hukuka uygun olarak yürütülmesine; profesyonel yönetim şirketleri ile malik ilişkilerinin düzenlenmesinden, yüksek bütçeli projelerde gider paylaşım modellerinin oluşturulmasına kadar sürecin tamamını stratejik bakış açısıyla ele almaktadır. Uyuşmazlık doğduğunda ise güçlü dava stratejileri ve etkin icra takibi ile müvekkillerimizin haklarını en üst düzeyde korumaktayız.

Yıllara sari dava ve danışmanlık konusundaki uzmanlığımız ve derin içtihat bilgimiz sayesinde; karma ve büyük ölçekli projelerde ortaya çıkan çok taraflı ve teknik uyuşmazlıklarda çözüm üreten, uygulamaya yön veren ve hukuki belirsizlikleri netleştiren bir yaklaşım benimseyerek Müvekkillerimizin yanında olmaktayız.dır.

Ayrıca kentsel dönüşüm hukuku alanındaki bilgi birikimimizi akademik ve mesleki platformlara da taşımakta; İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği ve çeşitli özel eğitim kuruluşlarında uzmanlık eğitimleri de vermekteyiz. Uygulamaya yön veren deneyimimiz ve eğitimci kimliğimiz sayesinde, mevzuatın teorik çerçevesini sahadaki gerçeklik ile birleştiriyor; müvekkillerimize yalnızca hukuki temsil değil, stratejik yol haritası sunuyoruz. Amacımız, yüksek ekonomik değer içeren dönüşüm projelerinde belirsizlikleri ortadan kaldırmak, süreci güvenli ve öngörülebilir hale getirmek ve tarafların hak ve menfaatlerini en güçlü şekilde korumaktır.

Bilgi ve İletişim Formu

Sorularınız için buradayız

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Suspendisse nec quam vitae tellus malesuada vehicula. Mauris interdum erat non mauris commodo, eu aliquam tortor viverra. Fusce ac arcu non velit ultricies lacinia et vel libero. Aliquam vitae aliquet diam, vitae posuere felis. Donec iaculis dui sit amet purus sollicitudin, id pellentesque ex commodo. Ut nisl dui, blandit et suscipit et, suscipit eget turpis. Quisque in sapien ante. Quisque ultricies, dui et egestas cursus, nisl augue blandit tortor, ac congue ante est ut odio. Maecenas vitae eros quis tortor convallis luctus. Mauris nec elementum ante, sit amet mattis nisl. Aenean dapibus bibendum nisl ut bibendum.